Yeşil yolculukta uzun bir soluk

Gecenin ıssızlığını şöminedeki alevler ve fırtına deresinin sesi ile paylaşın. Dağdan esen yel, size Kaçkar'ın davetini ulaştırırsa...

Sisi'den kareler

Merhaba Patikalar

Doğayı ve dağlarda gezmeyi seviyorsunuz. Bu yıl yeni bir yer keşfetmeyi, özgürlüğün tadını çıkarmayı düşünüyorsunuz. İşte size yepyeni bir alternatif...

Nefes kesen manzaralara göz atın...
Belki de asıl amacımız buydu bir zamanlar. Buraya geldiğimizde alabildiğine yalın beklentiler içindeydik. Gülcay ve benim şehir yaşantısında edindiğimiz çevirmen kimliklerimiz müsaitti böyle bir hamleye. Bir yandan Geo Dergisi'ne keyifli çeviriler yapıp diğer yandan, molalarda ya da boş zamanlarda dere yatağında yürüyüş yapmak, balık tutmak, belki küçük bir bostan, zamanla üç beş tavuk, neden olmasın... Zaman geçtikçe kaçamağımızın aslında ne kadar gerçekçi olabileceğini ve gelecek vaat edebileceğini gördük. Birimizin doğup büyüdüğü Sisi'nin geçmişinde yine benzer bir girişim, dönemsel olarak üretim ve turizmin geçim kaynağına dönüştüğü bir yaşantı vardı. 80'li ve 90'lı yıllarda Türkiye'de kırsal alana, doğaya kaçış dendi mi, Doris ve Savaş Güney'in öyküsü tellaffuz edilirdi. Sisi Pansiyon'un kökleri de yine bu girişimden alır varlığını. Bir mirastır, dolayısıyla... Evet, doğaya yaklaşmak, doğada bir gelecek kurgulamak bize onlardan bulaştı. Şimdi bu kurguyu olgunlaştırmak ve tıpkı atalarımız gibi, onu Dersu ve Sofi'ye, çocuklarımıza aktarmak da bizim boynumuzun borcu... Bu nedenle, bir işletme olarak Sisi Pansiyon'u sadece turistik gezi amaçlı bir konaklama tesisi değil, Hemşin coğrafyasında yaşamsal bir deneyim gibi görmek gerek.